ÖĞRETMEN OLMAK


ÖĞRETMEN OLMAK

ilçenin en iyi ilkokulunda muhteşem bir bayan öğretmenin elinde başlamışken 1. sınıfa; Gülbeyaz öğretmen... adı gibi güzel sevecen yakamıza kırmızı kurdeleler takan..Hooop birden kendimi  eski bir köy camisinin altında buluverdim. kocaman bir dört duvar...  yerleri şap,odun sobası ile ısıtılmaya çalışılıyor  ki çoğu zaman tüter..hadi bakalım dışarı .. biraz güneş varsa, ki; çoğu zaman olurdu..dışarda eğitim yapardı öğretmenimiz..unuttum söylemeyi birleştirilmiş sınıf mezunuyum ben..o dört duvarın içinde  5 sınıf....sonra iki sınıflı bir okul yapıldı köyün tam ortasına.. biz caminin altında musalla taşının yanında okurken istiklal marşımızı  birden altınsarısı büstüyle Atatürk'ün önünde Bayrağın altında söylemeye başladık andımızı ve marşımızı..o zaman bilmiyorum tabii ama sonradan anladımki meğer açılışa gelen kaymakammış.. Öğretmenim Hayat bi şarkı söyle dediğinde "arkadaşım eşşek" şarkısını söylemiştim. ne utanmıştım sonra o an o şarkıyı söylememem gerekti düşünceleri üşüşünce beynime...çocukluk işte...  yeni okula geçince .Cengiz Öğretmenimiz vardı  zaten ve Şükrü Öğretmenimiz geldi..sonra Mehmet Ali öğretmen...Muhteşem öğretmenlerdi..hepsiyle görüşüyorum hala...ve beni hala o yaşlarımda nasıl seviyorlarsa öyle seviyorlar..mesela Şükrü öğretmenim;hala yanaklarımı avuçlarının içine alıp "anam benim" diye seviyor zaman zaman gözyaşlarını tutamasada..mesela gülbeyaz öğretmenim "güzel kızım" deyip ellerimi tutuyor titresede  elleri...bana hep güzel öğretmenlerin eli değdi...şimdi kendime dönüp baktığımda bende  sadece onlar gibi öğretmen olmaya çalışıyorum bana değen yüreklere...06/07/2018 Antalya

Yorumlar

  1. siz de en az anlattığınız öğretmenleriniz kadar içten, sevgi dolusunuz. Sizi tanıdığımız için çocuklarım ve ben çok mutlu olduk. Sevgiyle

    YanıtlaSil

Yorum Gönder